Çocuklarda Saç Dökülmesi

13 Temmuz 2018


18. Avrupa Saç Araştırmaları Birliği (EHRS) Kongresi bu yıl Bologna, İtalya’daydı. Oldukça ilginç konu başlıkları ve araştırmaların yer aldığı panelde bizim de merkezimizde son dönemde daha sık karşılaştığımız bir sorun olan “Çocuklarda Genetik Saç Kayıpları” konu başlıklarından biriydi. İşin en güzel tarafı ise çocuklarda saç dökülmesi hakkında sunulan bu poster çalışmanın Türkiye’ye ait olmasıydı. Araştırmayı yapan Ankara Beykent Üniversitesi Dermatoloji Anabilim doktoru, Deren Özcan.

Akademi Saç Terapi Trikoloji merkezi olarak 12 yıldır çok çeşitli saç sorunları ile karşılaşıyor, sorunun teşhisine ve iyileştirilmesine yardımcı oluyoruz. Ancak son yıllarda özellikle ergenlik öncesi ve sonrası dönemde çocuk yaştaki vakalarda genetik alt yapılı saç dökülmeleri, yani çocuklarda saç dökülmesi bizim de daha sık rastladığımız bir durum. 

Bugünkü yazımda çocuklarda saç dökülmesi konusunda yapılan bir klinik çalışmanın sonuçlarını ve kendi gözlemlerimi sizinle paylaşmak istiyorum.

Çocukluk ve ergenlik döneminde genellikle saç kıran ve saç koparma hastalığı olarak bilinen trikotilomani daha sık karşılaşılan saç sorunları iken, eskiden olduğundan daha sık sayıda genetik bölgede saç zayıflığı yaşayan çocuk yaşta vaka görmeye başladık. 

Çalışmadan alıntı yaparak ilerlersek, şu tespitler önemli:

Genetik saç kaybı, ergenlik dönemi ve sonrasında androjen olarak tanımlı erkeklik hormonlarının varlığında ve genetik yakınlığın olduğu kişilerde görülebilmektedir. Ancak ergenlik öncesi dönemde androjen hormon seviyelerinin normal seyrettiği (kız ve erkek) kişilerde  genetik bölgede görülmeye başlayan saç kayıpları farklı faktörlerin de erken dönem saç kayıplarına etki ettiğine dair işaretler vermektedir. “

Çocuklarda saç dökülmesi konusunda yaygın olarak görülen sebepler arasında beslenme yetersizliği, demir eksikliği, ateşli rahatsızlıklar ve sık olmamakla birlikte kalıtsal yatkınlık yer alır. Son dönemde ise bize başvuran yaşları 12-14 yaşlarında değişen 3 çocuk vakada insülin direnci, tiroit fonksiyon bozuklukları, tüylenme de artış ve kilo sorunları gibi ortak bazı sağlık bulgularının varlığı dikkatimizi çekiyor. Yapılan çalışma çocuklarda saç dökülmesi ile bazı sistemik rahatsızlıkların ilişkisinin daha detaylı incelenmesi gerektiğine işaret etmektedir:  

Metabolik sendrom ve insülin direnci rahatsızlıklarının özellikle erken dönemde Genetik Saç Kaybı yaşayan (18-35 yaş aralığında) vakalarda artan sayılarda görüldüğüne işaret eden çalışmalar bulunuyor. Diabet belirtileri, yüksek kolesterol değerleri ve obesite metabolik sendromla ilişkilendirilen belirtilerdir.”

(Metabolik sendrom: genetik ve çevresel faktörlerle gelişen, bel çevresi kalınlığı, yüksek tansiyon, kan yağlarında kalitatif ve kantitatif bozukluk, kan şekeri yüksekliği ile karakterize bir kardiyometabolik risk faktörleri demetidir.)

Çalışma, yaşları 11 ile 17 yaşında değişen Adrogenetik Saç Dökülmesi tanısı konan 8 çocukla yapılıyor. Saç analizindeki genel bulgu ön saç çizgisi korunurken, tepede orta saç çizgisinde açılma ve tepe bölgesinde saç hacminde azalma. Saç derisinde ise saç kılıfları çevresinde sarı tıpaların varlığını gözlemliyor.

En ilginç bulgu ise erken dönemde genetik bölgede saç kaybı yaşayan 8 çocuk vakadan 7 sinin endokrin değerleri ve laboratuar bulguları sonucu obez ve aşırı kilolu tanımlanması. Aynı 7 kişinin 4’ünde erken ergenlik belirtileri, insülin direnci, yüksek açlık şeker seviyesi, yüksek total ve serbest testosteron seviyesi ve yüksek kolestrol seviyesi tanımlamalarından bir veya bir kaçı bulunuyor. 

Bu çalışma ve bulguları erken yaşta genetik bölgede saç azalması görülen kişilerde saç kaybının endokrin düzensizliğinin bir işareti olabileceğinin bu nedenle çocuklarda detaylı medikal tetkiklerin yapılmasının büyük önem taşıdığına işaret etmektedir. 

Bizim de bu çalışmaya paralel olarak, gözlemlediğimiz vakalardan çıkardığımız sonuç erken dönemde görülen saç kayıplarının ciddiyetle ele alınması ve saç kaybına erken dönemde müdahale edilmesidir. Tek başına stres hiçbir zaman saç kaybının temel sebebi değildir. Aynı şekilde kişide saç kaybına dair ailesel yatkınlık dahi olsa genetik deyip geçilmemelidir. 

Saç dökülmesinin artış gösterdiği erken yaş döneminde, tiroit fonksiyonlarını da içeren detaylı kan testleri yapılarak ilerlenmesi önemlidir. Aşırı kilolu olmak saç dökülmesine sebep olabilen belirgin bir faktördür. Bunun yanı sıra, bel kalınlığında artış, saç derisinde aşırı yağlanma, tüylenme ve sivilce problemleri belirtileri ile ilerleyen saç dökülmelerinde henüz belirgin saç kaybı olmasa da,  endokrin ve hormon testleri muhtemel başka bir rahatsızlık bulgusunun erken teşhisini kolaylaştıracaktır. Böylece saç kaybının kontrolü çok daha hızlı sağlanacaktır. 




Yorum yazın ve fikrinizi paylaşın.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir