Türkiye’nin İlk Trikologları: Akademik ve Klinik Deneyimin Önemi

22.01.2026

Saç sorunları, insanlık tarihi kadar eski olsa da, bu sorunlara yönelik çözüm arayışları son yıllarda büyük bir değişim geçirmiştir. Eskiden sadece kuaförlerin ilgi alanına giren veya tamamen tıbbi bir vaka olarak dermatologlara bırakılan saç sağlığı, günümüzde çok daha spesifik, derinlemesine bilgi gerektiren ve multidisipliner bir yaklaşım isteyen bir uzmanlık alanına dönüşmüştür. İşte bu dönüşümün merkezinde “Trikoloji” (Saç Bilimi) yer almaktadır. Dünyada uzun yıllardır saygın bir paramedikal bilim dalı olarak kabul gören Trikoloji, ülkemizde ise Akademi Saç Terapi’nin kurucuları sayesinde tanınmış ve yerleşmiştir.

Türkiye’de “saç uzmanı” kavramının içinin maalesef sıklıkla boşaltıldığı, birkaç günlük sertifika programlarıyla herkesin kendini uzman ilan ettiği bir dönemde yaşıyoruz. Bu bilgi kirliliği içinde, saç dökülmesi yaşayan bireylerin doğru limana sığınması her zamankinden daha zor hale gelmiştir. Bu yazımızda, Türkiye’nin ilk lisanslı Trikologları olan Evrim Bayraktar ve Burcu Çayözü’nün öncülüğünde, akademik bilgi ile klinik deneyimin birleşmesinin neden hayati önem taşıdığını, Akademi Saç Terapi’nin bu alandaki eşsiz konumunu ve gerçek bir trikolojik yaklaşımın saçlarınızın kaderini nasıl değiştirebileceğini ele alacağız.

Trikoloji Nedir ve Neden Bir İhtiyaçtır

Trikoloji, saçın ve saçlı derinin biyolojik yapısını, fonksiyonlarını, hastalıklarını ve bakımını inceleyen bilim dalıdır. Dermatoloji ile kozmetik bilimi arasında köprü kuran bu disiplin, saç sorunlarını sadece yüzeyel bir estetik problem olarak görmez; onları vücudun genel sağlığının bir yansıması olarak kabul eder.

Bir dermatolog, deri hastalıklarını teşhis ve tedavi ederken genellikle patolojik (hastalık) durumlara odaklanır. Bir kuaför ise saçın estetik görünümü, kesimi ve rengiyle ilgilenir. Trikolog ise bu iki alanın ortasındaki boşluğu doldurur. Saç dökülmesinin beslenme, hormonlar, genetik, stres ve yaşam tarzı ile olan karmaşık ilişkisini çözer. Saçın dilinden anlamak, sadece dışarıdan bakmakla değil, hücresel düzeyde neler olup bittiğini bilmekle mümkündür. İşte bu yüzden Trikoloji, modern saç sağlığı yönetiminin vazgeçilmez bir parçasıdır.

Türkiye’de Bir İlk: Öncü Olmanın Sorumluluğu

2009 yılında Akademi Saç Terapi kurulduğunda, Türkiye’de “Trikolog” kelimesi henüz sözlüklerde bile yaygın değildi. Kurucularımız Evrim Bayraktar ve Burcu Çayözü, bu alandaki eksikliği görerek, dünyanın en saygın Trikoloji kurumu olan İngiltere’deki The Institute of Trichologists (IOT) bünyesinde yıllar süren zorlu bir eğitimi tamamladılar. Bu eğitim, sadece teorik bilgi yüklemesi değil, insan anatomisi, fizyolojisi, kimya ve genetik üzerine kurulu kapsamlı bir akademik süreçti.

“Türkiye’nin İlk Lisanslı Trikologları” unvanını almak, sadece bir diplomaya sahip olmak değildir; aynı zamanda bir sektörü inşa etmek ve standartları belirlemek anlamına gelir. Akademi Saç Terapi, kurulduğu günden bu yana, saç sağlığı hizmetlerinin bilimsel, etik ve şeffaf bir zeminde yürütülmesi gerektiğinin savunucusu olmuştur. Öncü olmanın getirdiği bu sorumluluk bilinciyle, merkezimizde uygulanan her yöntem, uluslararası literatürle uyumlu ve kanıta dayalıdır.

Akademik Bilgi: Neden Ezbere İş Yapılmaz

Saç dökülmesi tedavisi, bir yemek tarifi gibi herkese aynı malzemelerin uygulandığı bir süreç değildir. İnsan biyolojisi karmaşıktır. Akademik bilgi, bir uzmana “neyi” yapması gerektiğini değil, “neden” yapması gerektiğini öğretir.

Lisanslı bir Trikolog, saç dökülmesi şikayetiyle gelen bir danışanı dinlerken, arka planda biyokimyasal süreçleri analiz eder. Örneğin, demir eksikliğinin saç kökündeki oksijenlenmeyi nasıl bozduğunu, tiroid hormonlarının metabolik hızı nasıl etkilediğini veya insülin direncinin inflamasyon (yangı) yoluyla saçları nasıl döktüğünü akademik altyapısı sayesinde bilir.

Ezbere çalışan bir kişi “Saçın dökülüyor, şu şampuanı kullan” derken, akademik bilgiye sahip bir Trikolog “Kan değerlerindeki Ferritin seviyen saçın büyüme fazı için yetersiz, önce bunu tamamlamalıyız, eş zamanlı olarak da kökü uyarmalıyız” der. Bu derinlik, başarının anahtarıdır. Akademi Saç Terapi’de hiçbir işlem, bilimsel bir temele dayanmadan yapılmaz.

Klinik Deneyim: Teorinin Pratiğe Dönüştüğü Yer

Akademik bilgi tek başına bir güçtür, ancak klinik deneyimle birleşmediğinde eksik kalır. Tıpkı tıp fakültesinden yeni mezun bir doktor ile 20 yıllık bir cerrah arasındaki fark gibi, saç sağlığında da “vaka görmek” çok önemlidir.

Evrim Bayraktar ve Burcu Çayözü, 2009 yılından bu yana on binlerce farklı saç hikayesine tanıklık etmişlerdir. Her danışan, ayrı bir vaka, ayrı bir genetik kod ve ayrı bir yaşam öyküsüdür. Bu muazzam klinik deneyim, trikologlara “kitaplarda yazmayan” ince detayları görme yetisi kazandırır.

Bir saç derisinin mikroskop altındaki görüntüsünden, o kişinin stres seviyesini, beslenme alışkanlıklarını veya hormonal dalgalanmalarını tahmin edebilirler. Bu “Klinik Sezgi”, ancak yıllar süren pratikle kazanılır. Akademi Saç Terapi’ye geldiğinizde, sadece eğitimli değil, aynı zamanda tecrübeli ellerde olduğunuzu hissedersiniz. Deneyim, doğru teşhisin en kısa yoludur.

Bütünsel (Holistik) Yaklaşım ve Fonksiyonel Tıp Entegrasyonu

Türkiye’nin ilk trikologlarını diğerlerinden ayıran en belirgin özelliklerden biri de sürekli gelişim ilkesidir. Sadece Trikoloji ile yetinmeyip, “Fonksiyonel Tıp Sağlık Koçu” sertifikalarını da uzmanlıklarına ekleyen kurucularımız, saç sağlığına bakış açısını bir üst seviyeye taşımışlardır.

Saç, bedenden bağımsız değildir. Bağırsak florası bozuk olan, uyku düzeni şaşmış, toksik yükü fazla olan bir bedende saçların sağlıklı kalması imkansızdır. Akademi Saç Terapi’de danışanlarımıza sadece saç losyonu sürmeyiz; onların beslenmelerini düzenler, eksik vitaminlerini yerine koymaları için rehberlik eder ve yaşam tarzlarını iyileştirmelerine yardımcı oluruz. Bu bütünsel yaklaşım, tedavinin sadece saçı değil, tüm bedeni iyileştirmesini sağlar. Sürdürülebilir saç sağlığı, ancak bu denge kurulduğunda mümkündür.

Etik Değerler ve Güven

Saç dökülmesi yaşayan bireyler, genellikle psikolojik olarak hassas ve suiistimale açık bir durumdadır. Piyasada “kesin çözüm”, “%100 garanti” gibi bilim dışı vaatler havada uçuşurken, akademik ve klinik kökene sahip bir kurumun duruşu “Dürüstlük”tür.

Akademi Saç Terapi olarak, Avrupa Saç Araştırmaları Birliği (EHRS) ve Uluslararası Trikoloji Birliği (IAT) standartlarına bağlıyız. Danışanlarımıza asla gerçekleşmeyecek hayaller satmayız. Ölmüş bir saç kökünün (fibrozis) canlandırılamayacağını, ancak zayıflamış köklerin kurtarılabileceğini şeffaflıkla anlatırız. Yapılacak analizler sonucunda, beklentinin ne olması gerektiğini net bir şekilde ortaya koyarız. Bu etik duruş, Akademi Saç Terapi’nin yıllardır danışanlarının güvenini kazanmasının temel sebebidir.

Akademi Saç Terapi Farkı

Türkiye’nin ilk lisanslı Trikologlarıyla çalışmak, sağlığınızı ve zamanınızı riske atmamak demektir. İngiltere menşeli ve 100 yıllık tecrübeye sahip Svenson Hair Group’un çözüm ortaklığıyla, en ileri teknolojileri ve en doğal içerikleri kullanıyoruz.

Nişantaşı ve Bağdat Caddesi şubelerimizde, kapıdan girdiğiniz andan itibaren bilimsel bir atmosferle karşılaşırsınız. Burada deneme-yanılma yoktur; analiz, teşhis, protokol ve takip vardır. Saçlarınız sizin en değerli aksesuarınızdır ve en iyi bakımı hak ederler.

Eğer siz de saç sorunlarınızla ilgili kafası karışık, yorgun ve çözüm arayanlardansanız, adresiniz bellidir. Tecrübenin, bilimin ve etiğin buluştuğu nokta olan Akademi Saç Terapi’de, Türkiye’nin ilk trikologlarının rehberliğinde saçlarınızın gerçek potansiyelini keşfedin. Unutmayın, gerçek uzmanlık, diplomanın ötesinde, o işe adanmış bir ömürle ölçülür.


Yorumlar kapalı.