Hamilelik Döneminde Saç Dökülmesi: Neden Olur ve Nasıl Yönetilir?
Hamilelik, bir kadının hayatındaki en mucizevi, en duygusal ve biyolojik olarak en karmaşık dönemlerden biridir. Vücudun adeta yeniden programlandığı, hormonların dans ettiği ve yeni bir canın inşası için tüm sistemlerin seferber olduğu bu süreçte, anne adayları pek çok fiziksel değişiklikle karşılaşır. Bu değişikliklerin kimisi “hamilelik ışıltısı” gibi yüz güldüren cinstendir; cilt parlar, yanaklar pembeleşir. Ancak bazen, beklenmedik ve endişe verici durumlar da yaşanabilir. Bunların başında ise saç dökülmesi gelir. Genellikle hamilelikte saçların gürleşmesi beklenirken, bazı anne adaylarının saç kaybı yaşaması veya özellikle doğum sonrasında yaşanan ani ve yoğun dökülmeler, bu hassas dönemde ciddi bir stres kaynağına dönüşebilir.
Akademi Saç Terapi olarak, 2009 yılından bu yana Türkiye’de öncülüğünü yaptığımız Trikoloji (Saç Bilimi) disiplini ışığında, anne adaylarına ve yeni annelere her zaman şunu hatırlatıyoruz: Bu süreçte yaşadığınız değişimlerin büyük bir kısmı fizyolojiktir ve yönetilebilir. Ancak yönetebilmek için önce anlamak gerekir. Bu yazımızda, hamilelik ve doğum sonrası dönemde saç dökülmesinin biyolojik nedenlerini, hangi durumların normal kabul edildiğini, hangi durumlarda alarma geçilmesi gerektiğini ve Akademi Saç Terapi’nin anne ve bebek sağlığını riske atmayan güvenli çözüm yöntemlerini detaylıca ele alacağız.
Hamilelik Işıltısı ve Hormonal Yanılsama
Saç dökülmesini anlamak için önce saçın yaşam döngüsüne bakmak gerekir. Normal şartlarda saçlarımızın %85-90’ı büyüme (Anagen) evresindeyken, %10-15’i dinlenme ve dökülme (Telogen) evresindedir. Bu döngü sayesinde her gün ortalama 50-100 tel saç kaybederiz ve bu doğaldır.
Hamilelik başladığında, vücutta Östrojen hormonu seviyeleri hızla yükselir. Östrojen, saç kökleri için bir nevi “yaşam iksiri” gibidir. Saçın büyüme evresini uzatır ve dökülme evresine geçmesini engeller. Bu nedenle pek çok hamile kadın, gebeliğinin ikinci ve üçüncü trimesterinde saçlarının hayatlarında hiç olmadığı kadar gür, parlak ve hacimli olduğunu fark eder. Normalde dökülmesi gereken saçlar dökülmez ve başta kalır. Bu durum, hamileliğin getirdiği en güzel hediyelerden biridir. Ancak bu durum, aslında hormonal bir “yanılsama”dır; çünkü dökülme durmamış, sadece ertelenmiştir.
Hamilelik Sırasında Dökülme Normal midir
Genel beklenti saçların gürleşmesi yönünde olsa da, bazı anne adayları hamilelik süresince saç dökülmesi yaşayabilir. Trikolojik açıdan bakıldığında, hamilelik esnasında yaşanan dökülme, genellikle “fizyolojik” değil, “patolojik” bir durumun veya bir eksikliğin işaretidir. Eğer hamileyken saçlarınız dökülüyorsa, vücudunuz size bir şeylerin yolunda gitmediğini fısıldıyor olabilir.
Bu durumun en yaygın nedeni besin yetersizlikleridir. Bebek, gelişimi için annenin depolarını kullanır. Eğer annenin Demir (Ferritin), B12, Folik Asit veya Çinko depoları zaten sınırdaya, bebeğin ihtiyaçları devreye girdiğinde annenin depoları hızla tükenir. Vücut, hayatta kalma mekanizması gereği elindeki sınırlı vitamin ve minerali bebeğe ve hayati organlara gönderir. Saç, vücut için “lüks” bir doku olduğundan, ilk vazgeçilen organ olur ve besinsiz kalan saçlar dökülmeye başlar.
Ayrıca, gebelik tiroidi (hipotiroidi veya hipertiroidi) ve gebelik şekeri gibi metabolik değişimler de hamilelik sürecinde saç dökülmesini tetikleyen faktörlerdir. Bu nedenle hamilelikte dökülme yaşayan anne adaylarının mutlaka kan değerlerini kontrol ettirmesi ve doktorlarıyla iletişimde olması gerekir.
Doğum Sonrası Şok Telogen Effluvium
En büyük endişe ve panik, genellikle doğumdan sonraki 2. ile 4. aylar arasında yaşanır. Doğum gerçekleşip plasenta vücuttan ayrıldığında, o yüksek Östrojen seviyeleri aniden düşer ve normal seviyelere geriler. Bu ani düşüş, saç köklerinde bir şok etkisi yaratır.
Hamilelik boyunca dökülmeyip başta tutulan o gür saçlar, hormonal desteğin çekilmesiyle birlikte topluca dinlenme/dökülme fazına (Telogen) girer. Buna “Postpartum Telogen Effluvium” (Doğum Sonrası Dökülme) denir. Anne, banyoda avuç avuç saç döküldüğünü gördüğünde kellik korkusu yaşar. Oysa bu, ertelenmiş dökülmenin toplu halde gerçekleşmesidir. Bu süreç fizyolojiktir ve genellikle 6-9 ay içinde kendiliğinden dengelenir. Ancak eğer annede demir eksikliği devam ediyorsa, stres yüksekse veya emzirme nedeniyle vitamin kaybı sürüyorsa, bu dökülme kronikleşebilir ve kalıcı hale gelebilir. İşte müdahale edilmesi gereken nokta burasıdır.
Güvenli ve İlaçsız Yaklaşımın Önemi
Hamilelik ve emzirme dönemi, kadınların vücutlarına giren her maddeye ekstra dikkat etmeleri gereken hassas bir süreçtir. Kimyasal içerikli şampuanlar, ağır ilaçlar (Minoxidil vb.) veya invaziv (iğneli) işlemler, bu dönemde bebeğin sağlığı açısından risk oluşturabileceği için tercih edilmez veya kesinlikle yasaktır. Peki, anne adayı saçlarını korumak için çaresiz midir? Elbette hayır.
Akademi Saç Terapi olarak, bu hassas dönemde “Önce Güvenlik” ilkesiyle hareket ediyoruz. Uyguladığımız Trikolojik bakımlar, tamamen “Non-İnvaziv” yani girişimsel olmayan, iğnesiz ve sistemik dolaşıma karışarak süte geçme riski bulunmayan yöntemlerdir. Amacımız, anneye zarar vermeden saç köklerini desteklemektir.

Akademi Saç Terapi Trikolojik Analiz ve Destek
Hamilelikte veya doğum sonrasında saç sorunu yaşayan bir annenin yapması gereken ilk şey, paniği bir kenara bırakıp bilimsel bir değerlendirme almaktır. Merkezimizde, Türkiye’nin ilk lisanslı Trikologları Evrim Bayraktar ve Burcu Çayözü yönetiminde gerçekleştirilen süreç, detaylı bir “Trikolojik Analiz” ile başlar.
Bu analizde, yüksek teknolojili mikroskoplarla saç derisi incelenir. Dökülmenin sadece hormonal mi olduğu, yoksa altında bir kansızlık veya deri problemi mi yattığı tespit edilir. Ayrıca kurucularımızın “Fonksiyonel Tıp Sağlık Koçu” uzmanlığı sayesinde, annenin beslenme düzeni ve kan değerleri de bütünsel olarak değerlendirilir. Emzirme dönemindeki bir annenin protein ve su ihtiyacı, saç sağlığı için kritik öneme sahiptir.
Doğal ve Bilimsel Bakım Protokolleri
Akademi Saç Terapi’de hamile ve emziren anneler için özel olarak seçilmiş, İngiltere menşeli Svenson Hair Group ürünleri kullanılır. Bu ürünler, ağır kimyasallar içermez. Bitkisel aktifler, vitaminler ve doğal özlerle formüle edilmiştir.
Oksijen ve Dolaşım Desteği: Özel buhar terapileri ve masaj teknikleri ile saç derisindeki kan dolaşımı artırılır. Bu sayede saç köklerine daha fazla besin ve oksijen gitmesi sağlanır. Bu işlem aynı zamanda annenin stresini azaltan, rahatlatıcı bir ritüeldir.
Besleyici Yüklemeler: Saçın yapı taşı olan keratin ve amino asitler, nanoteknolojik taşıyıcılarla saç köküne ulaştırılır. Bu, yıpranmış ve incelmiş saçların direncini artırır.
Saç Derisi Rahatlatma: Hormonal değişimler bazen saç derisinde yağlanma, kaşıntı veya hassasiyet yapabilir. Deriyi dengeleyici, yatıştırıcı doğal bakımlar uygulanır.
Evde Yapılabilecekler ve Yaşam Tarzı Önerileri
Profesyonel desteğin yanı sıra, annelerin evde dikkat etmesi gereken bazı noktalar vardır:
Nazik Davranın: Saçlar bu dönemde kırılgandır. Islakken taramaktan kaçının, geniş dişli taraklar kullanın.
Isıdan Uzak Durun: Fön, maşa gibi yüksek ısılı işlemler saçın protein yapısını bozar. Doğal kurumaya bırakmak en iyisidir.
Beslenme: “İki kişilik yemek” değil, “iki kat kaliteli yemek” prensibini benimseyin. Yumurta, balık, ceviz, yeşil yapraklı sebzeler gibi saç dostu besinleri sofranızdan eksik etmeyin.
Stres Yönetimi: Uykusuzluk ve yeni annelik stresi dökülmeyi artırır. Fırsat buldukça dinlenmek ve yardım istemekten çekinmemek önemlidir.
Annelik Saçlarınızı Götürmesin
Hamilelik ve annelik, fedakarlık gerektiren kutsal bir yolculuktur; ancak bu fedakarlık saçlarınızı kaybetmek anlamına gelmemelidir. Doğru bilgi, doğru teşhis ve güvenli yöntemlerle bu süreci en az hasarla, hatta saçlarınızı güçlendirerek atlatmanız mümkündür.
Akademi Saç Terapi olarak, Nişantaşı ve Bağdat Caddesi şubelerimizde, anne adaylarımıza ve yeni annelerimize, bebeklerinin sağlığını riske atmayan, bilimsel ve şefkatli bir bakım ortamı sunuyoruz. Endişelerinizi paylaşmak, saçlarınızın durumunu analiz ettirmek ve size özel güvenli çözümlerle tanışmak için uzmanlarımızla görüşebilirsiniz. Unutmayın, mutlu ve kendini iyi hisseden bir anne, bebeğine de en iyi bakımı verecek olandır. Saçlarınızdaki ışıltı, annelik ışıltınızla birleşsin.
Yorumlar kapalı.